Cuma, Aralık 12, 2008 · Kategori: Edebiyat

RAHATI KAÇAN AĞAÇ
Tanıdığım bir ağaç var
Etlik bağlarına yakın
Saadetin adını bile duymamış
Allah'ın işine bakın
Geceyi gündüzü biliyor
Dört mevsimi,rüzgarı,karı
Ay ışığına bayılıyor
Ama kötülemiyor karanlığı
Ona bir kitap vereceğim
Rahatını kaçırmak için
Bir öğrenegörsün aşkı
Ağacı o zaman seyredin
Melih Cevdet Anday
Kalıcı Bağlantı Yorum (0) Lütfen Yorum yaz!
Perşembe, Temmuz 17, 2008 · Kategori: Edebiyat
TERS YÜZ EDİLEN
Ne gözlerindeki çöl yalnızlığı
Ne de yüreğindeki sönmüş volkan
Büsbütün kopmuş sayılır yaşamaktan
Şüphesiz eskil bir fresk kadar
Alışkın değilsindir bekleyişlere
Ama suskunsun bir sfenks kadar
Susmak birşeylerin anlatımıysa
Şüphsiz en anlamlı şeydir susmak
Uzak dağ yalnızlığını anlatmak
Ürpertse de bir şairi her zaman
Aslolan tek şey yaşamak
İnanın en görkemli yanı
Yaşamak ve susmak belki
İkiside sevgiler kadar anlamlı
Susmak birşeylerin anlatımıysa
Şüphesiz en iyi anlatıcıdır doğa
Ahmet TELLİ
Kalıcı Bağlantı Yorum (8) Lütfen Yorum yaz!
Cuma, Mayıs 9, 2008 · Kategori: Edebiyat
Çocuk ve Ağaç
Çocuk, çok sevdi ağacı...
Verirdi ona, her kış
Çiçekleri olaydı!
Ağaç, çok sevdi çocuğu...
Öperdi altın saçlarından
Dudakları olaydı!
Ve ona öptürmek için,
Eğilirdi yerlere kadar;
Yanakları olaydı!
Dökerdi önüne hepsini
Gümüşten, altından, sedeften
Oyuncakları olaydı!
Ve çocuk gittikten sonra,
Böyle kalır mıydı ağaç?
Ne olurdu onunda
Bacakları olaydı,
Ayakları olaydı!
Arif Nihat ASYA
Kalıcı Bağlantı Yorum (4) Lütfen Yorum yaz!
Cumartesi, Nisan 26, 2008 · Kategori: Edebiyat
MERDİVEN
Ağır, ağır çıkacaksın bu merdivenlerden,
Eteklerinde güneş rengi bir yığın yaprak,
Ve bir zaman bakacaksın semaya ağlayarak...
Sular sarardı... yüzün perde perde solmakta,
Kızıl havaları seyret ki akşam olmakta...
Eğilmiş arza, kanar, muttasıl kanar güller;
Durur alev gibi dallarda kanlı bülbüller,
Sular mı yandı? Neden tunca benziyor mermer?
Bu bir lisan-ı hafidir ki ruha dolmakta,
Kızıl havaları seyret ki akşam olmakta...
Ahmet HAŞİM
Kalıcı Bağlantı Yorum (4) Lütfen Yorum yaz!
Cumartesi, Nisan 19, 2008 · Kategori: Edebiyat
Bursa'da Zaman
Bursa’da bir eski cami avlusu
Küçük şadirvanda şakirdayan su,
Orhan zamanindan kalma bir duvar,
Onunla bir yaşta ihtiyar çinar,
Eliyor dört yana sakin bir günü.
Bir rü’yadan arta kalmanın hüznü
İçinde gülüyor bana derinden
Sanki bir hatıra serinliğinden:
Ovanın yeşili, göğün mavisi
Ve mimarilerin en ilahisi.
Bir zafer müjdesi burda her isim,
Yekpare bir anda gün, saat, mevsim,
Yaşıyor sihrini geçmiş zamanın,
Hala bu taşlarda gülen rü’yanın.
Güvercin bakışlı sessizlik bile
Çınlıyor bu eski zaman vehmiyle...
Gümüşlü: Bir fecrin zafer aynası,
Muradiye: Sabrın acı meyvası,
Ömrümün timsali beyaz Nilüfer,
Türbeler, camiler, eski bahçeler,
Şanlı menkıbesi binlerce erin,
Sesi arşa çıkan hengamelerin
Nakleder yadını gelen geçene.
Bu hayalde uyur Bursa her gece
Her sabah onunla uyanır, güler,
Gümüş aydınlıkta serviler, güller,
Serin hulyasiyle bahçelerinin.
Başındayım sanki bir mucizenin,
Su sesi ve kanat şakırtısından
Billur bir avize Bursa’da zaman.
Yeşil Türbe’sini gezdik dün akşam
Duyduk bir musiki gibi zamandan
Çinilere sinmiş Kur’an sesini
Fetih günlerinin saf neşesini
Aydinlanmiş buldum tebessümünle.
Isterdim bu eski yerde seninle
Baş başa uyumak son uykumuzu
Bu hayal içinde... Ve ufkumuzu
Çepeçevre kaplasin bu ziya, bu renk,
Havayi dolduran bu uhrevi ahenk.
Bir ilah uykusu olur elbette
Ölüm, bu tilsimli ebediyette
Belki de rüyasi eski cedlerin
Beyaz bahçesinde su seslerinin.
Ahmet Hamdi Tanpınar
Kalıcı Bağlantı Yorum (6) Lütfen Yorum yaz!
Pazartesi, Nisan 7, 2008 · Kategori: Edebiyat
ALTIN ÇAĞ
Mutlu bir altın çağ olduysa eskiden
Niçin bir kez daha olmasın?
Herşey dönüp dolaşıp
Gelmiyor mu eski yerine?
Düşündüğüm , öğütlediğim gibi benim
Paylaşsaydı insanlar
Yararları, mutluluğu ve ahlakı
Cennet olurdu dünya...
Uyanık,temiz sevgiler gelirdi diyorum
Azgın,kör sevgiler yerine
Yalan dolan,bilgisizlik yerine
Gerçek bilgi gelirdi
Ve kardeşlik zorbalığın yerine
CAMPANELLA
Dünyanın bütün kitapları doyuramaz kafamın açlığını.Neler neler okumadım! Ama yine de kafamın açlığından ölüyorum... Anlayışım arttıkça , bilgim eksiliyor.
CAMPANELLA
Kalıcı Bağlantı Yorum (5) Lütfen Yorum yaz!
Pazartesi, Mart 31, 2008 · Kategori: Edebiyat
ESKİCİ
Herşeyimi sattım bugün
Yaşlı bir eskici aldı
Homurdandı alırken ,
Hiçbirisi bunların
Para etmez dedi.
Sadece şu köşedeki dedi.
Aşkı ne zaman tattın?
Yüklendi ve gitti...
Halil ÖZER
Kalıcı Bağlantı Yorum (4) Lütfen Yorum yaz!
Pazartesi, Mart 31, 2008 · Kategori: Edebiyat
.....Duygusal aklımız sevginin gücüne inanmamakta direniyor. Bize düşsel birşey gibi geliyor sevgi; kendini kandırma , insan beynini uyuşturan birşey, idealist bir düşünce ve bilimselliği olmayan bir düş gibi yakıştırmalar yapıyoruz. Sevginin , insan davranış ve kişiliğinin oluşumunda , biyolojik , toplumsal, ahlaki ve zihinsel evrimleşme sürecinin yönlendirilmesinde, tarihsel olayların yönünün değişiminde ve toplumsal kurumlarla kültürlerin biçimlendirilmesinde rol oynayan olumlu kuvvetler üzerindeki gücünü kanıtlamayı amaçlayan bütün kuramlara ön yargılarımızla karşı çıkıyoruz..
SOROKİN
(Sorokin'in ''Sevginin Yolları Ve Gücü ''adlı kitabından sevdiğim inciler)
Kalıcı Bağlantı Yorum (2) Lütfen Yorum yaz!
Cumartesi, Mart 22, 2008 · Kategori: Edebiyat
......Benim içimde dinmeyen bir yara , bir sızı var. Benim için aşk , oraya dokunan olmuştur.
......Hiçbirşey söze dökülmezdi zaten. Duygular gömülebildiği kadar gömülürdü.Duygular gösterilirse uçup gidecekti sanki , anlamlı saklanırdı. Gözyaşları en büyük günahlar gibi saklanırdı.
Sanki gösterilse , herşey; bu gizlilik , bu yoğunluk , herşeyi , gizliden gizliye sürüp giden bu zarif acıları ve sevgiyi parçalayacak , onarılmaz bir biçime sokacaktı.
CEZMİ ERSÖZ'ün '' Ancak bir benzerim öldürebilir beni'' adlı kitabından sevdiğim bölümler
Kalıcı Bağlantı Yorum (2) Lütfen Yorum yaz!
Pazar, Mart 16, 2008 · Kategori: Edebiyat
Ne çıkar bir kaygı daha eklenmişse
Çağıltılı nehre , bir gözyaşı daha damlamış ne çıkar...
Sen o'sun yine , ormanlar, tarlalar...
Ve kaşlarına kadar nakışlı bir boyun atkısı...
Ve katlanılmayacak hiçbir şey yoktur artık
Sezilmez , nasıl akıp gittiği uzun yolların
Parlayıverdiğinde uzakta bir yerde
Atkının altından bir anlık bakışın
Ve usul bir tasayla çınladığında
Boğuk türküsü arabacının...
Aleksandr BLOK
Kalıcı Bağlantı Yorum (1) Lütfen Yorum yaz!




