Perşembe, Temmuz 17, 2008 · Kategori: Edebiyat

TERS YÜZ EDİLEN

Ne gözlerindeki çöl yalnızlığı
Ne de yüreğindeki sönmüş volkan
Büsbütün kopmuş sayılır yaşamaktan

Şüphesiz eskil bir fresk kadar
Alışkın değilsindir bekleyişlere
Ama suskunsun bir sfenks kadar

Susmak birşeylerin anlatımıysa
Şüphsiz en anlamlı şeydir susmak

Uzak dağ yalnızlığını anlatmak
Ürpertse de bir şairi her zaman
Aslolan tek şey yaşamak

İnanın en görkemli yanı
Yaşamak ve susmak belki
İkiside sevgiler kadar anlamlı

Susmak birşeylerin anlatımıysa
Şüphesiz en iyi anlatıcıdır doğa 

Ahmet TELLİ

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

Kalıcı Bağlantı Yorum (8) Lütfen Yorum yaz! Arkadaşına Gönder!

8 yorum yazılmıştır

Yazan:kamelya1968 | Tarih: 2008-12-08 11:05:56
Konu: iyi bayramlar....

Dostluğu, sevgiyi ve geleceği.. Hüznümüzü, acımızı, yalnızlığımızı paylaştığımız; birlik ve beraberliğimizi, kardeşlik ve dostluğumuzu en sıcak şekilde hissedeceğimiz Kurban Bayramınızı tebrik ederim

Bağlantı » »

Yazan:matrakiye | Tarih: 2008-12-07 14:19:31
Konu: iyi bayramlar

bayramın kutlu olsun. Umarım hoş bir bayram geçirirsin.

Bağlantı » »

Yazan:hayyalelfelah | Tarih: 2008-10-12 14:36:54
Konu: sevgililer günü

Hadi bugün O'na (CC) sevgini göster!
Sevgililer günü ya bugün.
O'nun için bir şey yap!
O'na kendini beğendir bugün!
"Seviyorum" diyorsun ya.
Hadi göster sevgini!..
O neyi seviyor, neyi sevmiyor öğren!
VE Sev O'nun sevdiklerini, sevmediklerinden uzaklaş!
Ki, O da sevsin seni.
Bilirsin, seven hep sevdiğini anlatır, "Bülbülün yüz hikâyesi varmış, hepsi de gül üstüne.." Bugün, ulaşabildiğin herkese O'nu anlat! O'nu ve O'nun en sevdiğini(SAV).

Telefonla, yüz yüze, kavlen ve fiilen O'nu anlat!
O, sana senden de yakın olanı..
O, seni senden de iyi bileni..
O, sen O'nu bıraksan da seni asla bırakmayanı..
O, en güzel sevda türküsünü, ölümsüzlük bestesini.
Sevgililer günü ya bugün..

Bilirsin, seven hep sevdiğini düşünür ya..
Bugün sen de hep O'nu düşün!
O'nun hoşuna gidecek bir şey yap! Memnun et O'nu..

Meselâ;
Şimdiye dek isteyip te yapamadığın bir emrini uygula bugün!

Kılamıyorsan, bugün namaza başla!

Meselâ;
"Kur'an-ı mutlaka öğreneceğim" de!
Biliyorsan, öğretmek için bir talebe bul kendine!
Bir ayet ezberle ve uygula onu!..
Bugün bir hadis öğren ve öğret onu!..

Meselâ; bugün Sevgilini en az bir kişiyle tanıştır!
Hiç tanımadığın birine selam ver!
Bir yetimin başını okşa! Bir çocuğu sevindir bugün!

Meselâ;
İşyerine giderken O'nu hatırlatacak bir hediye götür bugün,
Ya da çal komşunun kapısını,yüreğini bölüş,
O'nu anlat bu vesileyle..

Bugün O'nun için bir şey yap!
Ama yalnız O'nun için.. Nefsini hiç karıştırma!
Cennet hesapları yapma bugün, karşılık bekleme!
Pazarlıksız, riyasız olsun her yaptığın.


Bugün şöyle bir düşün!
Sevdiklerine ve hatta sevmediklerine,
Ne kadar çok vakit ayırıyorsun?..
Fanî dediğin şu dünya için ne kadar çok çalışıyorsun?..
Yarım saat sürecek bir ziyaret için,
On dakika sürecek bir yemek için, mutfakta ne kadar kalıyorsun?..
Nazlıca ağlayan yavrunun sesiyle nasıl fırlarsın yatağından, o soğuk gecede?..
İşverenin ay sonunda vereceği üç kuruş için nasıl kahredersin kendini?..
Sınıfını geçebilmek için, iyi not alabilmek için, nasıl geceni gündüzüne katarsın?..
Eşini, çocuklarını, anneni, babanı, nişanlını memnun etmek için nasıl da çırpınırsın.
Tüm bunlar ve senin de ekleyebileceğin dahaları için yaptıklarının,
SÖYLE, yüzde kaçını Allah için, Habibullah için yaptın bugüne kadar?..

Evet bugün sevgililer günü..
Sen de buluş Sevdiğinle bugün!
At kendini seccadeye, bir tövbe et, dönmemecesine..
O'nun sevmediği her şeye "elveda" de!
Gözyaşların armağan olsun O'na..
Gözyaşların ve zaten O'nun olan yüreğin..
Bugün ve her gün!

http://hayyalelfelah.blogcu.com/

Bağlantı » »

Yazan:kamelya1968 | Tarih: 2008-10-02 11:07:53
Konu: iyi bayramlar

Bugün sevinç günü, kederleri bir yana bırakıp mutlu olalım. Ramazan Bayramını doya doya yaşayalım. Hayırlı bayramlar! Her şeye kadir olan Yüce Allah, bizleri, doğru yoldan ve sevdiklerimizden ayırmasın! Hayırlı ve bereketli Ramazan Bayramları dileğiyle.

Bağlantı » »

Yazan:canciğer | Tarih: 2008-08-28 23:37:15
Konu: cumanız mubarek olsun

DUA
Ey rabbım! Ey daima diri olan ve kâinatı ayakta tutan! Ey semâları ve arzı bütün güzellikleriyle yaratan! Ey celâl ve ikram sahibi Allah! Bizi, sana lâyık bir ibadete muvaffak eyle! Bizi istikametten ayırma! Sâdât-ı kiram hazarâtının zahirî ve bâtınî amelleriyle bizi faydalandır. Dünya ve ahirette onların şefaatlerinden bizi mahrum eyleme. Bizi onlarla ve sâdık ihvanımızla haşreyle. Onların tarikat ve muhabbetinde bizi sabit kıl. Onların siretlerinden bizi ayırma.
Allah'ım, senden, kalbimi daima hidayette kılacak, perişanlığımı toplayacak, dînî hayatımı ıslah edecek, kaybettiğimi tekrar kazandıracak, şu anımı değerlendirecek, amelimi tertemiz kılacak, yüzümü ağartacak, beni rüşde erdirecek, her türlü kötülükten kurtaracak rahmetini istiyorum.
Allah'ım, bana sâdık îman nasib et. Beni bir yakîne erdir ki küfürden korunmuş kıl. Bir rahmet verip dünya ve ahirette aziz et.
Allah'ım, kaza anında kurtuluş ver. Şehidler menziline erdir. Saidlerin hayatını bildir. Düşmanlarımıza karşı bize yardım et. Peygamberlerini imdada gönder.
Allah'ım, hacetimi sana söylerim. Görüşüm ne kadar kusurludur. Rahmetine olan ihtiyacım sonsuzdur. Ey bütün işleri çekip çeviren! Ey sâdıklara şifa veren! Ey azgın denizlerin dalgalarında boğulmak üzere olan zayıf kullarını selamete çıkaran rabbım! Beni cehennem azabından koru. Kıyamette ah u efgan ettirme! Kabir azabından muhafaza eyle.
Allah'ım, hatalarımı görüşlerimin kusuruna, takatimin azlığına, niyetimin çürüklüğüne, kuruntumun bana ağır basmasına bağışla. Aczimi itiraf ederek senin rahmetine sığınıyorum.
Allah'ım, bizi hidayete erdir. İnsanların hidayete ermesine bizi vesile kıl. Bizi saptırma. İnsanların sapmalarına bizi vesile kılma. Düşmanlarına karşı harbederken bizi muzaffer eyle. Dostlarınla dost eyle. Sevdiklerini sevdir, düşmanlarına düşmanlık ettir. Sana karşı gelenle cihad edelim.
Allah'ım, kusurlarımızla beraber bu kadar dua edebildik. Sen kabul eyle. Kuvvet ve kudretimiz ancak seninledir. Kopmayan ipin sahibi sensin. Ceza gününün dehşetinden sana sığmıyorum. Senin cennetini ümid ediyorum. Sözlerine sâdık olan mukarrebunla bana rahmet etmeni diliyorum. Kullarına merhamet eden, onları seven ancak sensin. Sen dilediğini yaparsın.
Allah'ım, kalbimi nurlandır. Kulağımı nurlandır. Gözümü nurlandır. Saçımı nurlandır. Yüzümü nurlandır. Etimi, kanımı, kemiklerimi, önümü, arkamı, sağımı, solumu, altımı, üstümü nurlandır. Nurumu artır. Beni nur eyle.
Allah'ım, müslümanlara yardım et. Hak sözün söylenip dinin kuvvetlenmesi için bize kuvvet ver. Senin huzurunda başını secdeye koyan mü'min kullarına devlet ihsan edip askerlerini muzaffer et. İki cihanda aziz et! Amin.


http://571632.blogcu.com/

Bağlantı » »

Yazan:canciğer | Tarih: 2008-08-25 02:00:52
Konu: insan sevince

bir buz parçasıydım senden önce ,yavaş yavaş eridim seni görünce...aşk zaman ve mekan tanımazmış,insan canı gönülden sevince...



günler geceler durmaz geçiyor,sermayen olan ömrün bitiyor,bülbüllere bak eyvah ediyor,ey goncacığım mevsim geçiyor...



YARAB;ben aşka mağlubum,huzurunda mahcubum,kes boynumu kıldan ince,cehennemi düşünmüyor insan sevince...



anlatılmaz bir duygu,belki serap belki uyku,

gönül bahcemde açan bir güldü,

fakat gerçek olan sadece ölümdü...



CAN ALLAH CANAN ALLAH CANLAR SANA KURBAN ALLAH...



http://cancigerr.blogcu.com/

Bağlantı » »

Yazan:hayyalelfelah | Tarih: 2008-08-03 10:59:23
Konu: merhaba

SON EZAN
Ne zaman ki o Server, Mekkeden etti hicret.

Yayıldı ondan sonra gün be gün islâmiyyet.



Mescid-i Nebî'nin de, tamâmlandı inşâsı.

Resûlullah, burada kılar oldu namâzı.



Ve islâm târihinde, “İlk ezân”ı okuyan,

“Bilâl-i Habeşî”dir sahâbe-i kirâmdan.



Çok gür ve pek tesirli var idi ki bir sesi,

Ezâna başlayınca, ağlatırdı herkesi.



Artık Resûlullah'ın müezziniydi “Bilâl”.

Sesini işitenler, alırdı başka bir hâl.



Resûlullah, onu hiç ayırmazdı yanından.

Özel hizmetini de yapardı çoğu zaman.



O zamanki cenklerin, bulundu her birinde.

Resûl’ün yanındaydı yine Mekke fethinde.



O gün dahî Kâbede okudu ki bir ezân,

Sevinç gözyaşlarıyle ağladı her müslümân.



Lâkin Resûl göçünce, âhiret âlemine,

Tâkat getiremedi bu ayrılık derdine.



O günden îtibâren, okumadı hiç ezân.

Zîrâ onun kalbini, yakıyordu bu hicrân.



Dar geldi dünyâ ona bu hasret ateşiyle.

Gece ve gündüzleri ağlardı gözyaşiyle.



Medîne'de yaşamak, zor geldi ona gâyet.

Sıddîk’tan izin alıp, Şam'a gitti nihâyet.



O, bu üzüntü ile geçirirken günleri,

Gördü bir gün rüyâda, “hazret-i Peygamber”i.



Resûl onu görünce, buyurdular ki derhâl:

(Beni ziyâret için gelmez misin ey Bilâl?)



Uyanıp, Medîne'ye yola çıktı o günü.

Ravda-i mübâreke sürdü yüz ve gözünü.



Hasret ve muhabbetle eyliyerek ziyâret,

Sevinç gözyaşlarıyla ağladı uzun müddet.



Resûl’ün torunları “Hasan” ve “Hüseyin” de,

Gördüler kendisini o gün Ravda önünde.



Boynuna sarılarak, ağladılar bir zaman.

Dediler: (Okur musun Medîne'de bir ezân!)



O gün ısrâr edince “Bilâl”e onlar bunu,

Kıramadı Resûl’ün bu iki torununu.



Bir sabah ezânını okuduğu zamanda,

Yayıldı dalga dalga, sedâsı semâlarda.



Kadın erkek, yaşlı genç, bu sesin tesiriyle,

Sokağa fırladılar Resûl’ün sevgisiyle.



Sanki Resûl-i ekrem dünyâya dönmüş gibi,

Sevinip ağlaştılar, o sabah her sahâbî.



Lâkin Resûlullah'ın ismini söyleyince,

Teessürden, kaybetti kendisini hemence.



Zor bitirdi ezânı, pek çok ağladığından.

Bu, onun okuduğu olmuştu en “Son ezân”.

Bağlantı » »

Yazan:canciğer | Tarih: 2008-07-28 01:13:01
Konu: ALLAH AŞKIYLA DOLU HAYIRLI MUTLU HUZURLU GÜNLER DİLERİM

İlk ezan



Müminleri cami'e, namaza davet için,

Belirli bir usul ve işaret yoktu ilkin.



(Essalatü Cami'a!) yalnız deniliyordu.

Bunu duyan müminler, namaza geliyordu.



Peygamber Efendimiz, Eshabıyla bu kere,

Bu hususu görüşüp, eyledi istişare.



Kimisi (Çan çalalım) dedi ise de, fakat,

Kabul buyurmadılar bunu Fahr-i kainat.



Buyurdu: (Hıristiyan adetidir bu yalnız.

Hiç münasip değildir onlar gibi yapmamız.)



Kimi (Boru çalalım) diye teklif ettiler.

Buyurdu ki: (Onu da, çalıyor yahudiler.)



Kimi (Ateş yakma)yı Resul'e teklif etti.

Buyurdu ki: (Ateş de, mecusiler adeti.)



Bir kaçına, rüyada öğretildi bu ezan.

Arz ettiler, beğenip kabul etti o zaman.



Bilal-i Habeşi’yi çağırıp huzuruna,

Ezan okumasını, vazife verdi ona.



Var idi ki çok gür ve pek tesirli bir sesi,

Ezana başlayınca, ağlatırdı herkesi.



Resulullah mescitte, eşine rastlanmayan,

Sohbet buyururlardı Eshaba çoğu zaman.



Rabbinin bahşettiği feyz-ü bereketleri,

Eshabının kalbine akıtırdı ekseri.



Bu sohbet şerefine nail olunca onlar,

Yüksek derecelere, bir anda kavuştular.



Sohbet bereketiyle, cümle Eshab-ı güzin,

Canlarını verdiler, Resul-i zişan için.



Öyle çok sevdiler ki hem de birbirlerini,

Canından fazla sevdi birisi diğerini.



Öyle olmuşlardı ki onlar bu muhabbette,

Methetti Hak teâlâ onları çok âyette.



Resul’ün huzurunda, dikkat ederlerdi hep.

Hiç hareket etmeden, dururlardı pür edep.



Kuşlar, ağaç zannedip, konardı üstlerine.

Onlarda kımıldama olmazdı asla yine.



Peygamberlerden sonra, böylece hepsi onlar,

Mahlukatın efdali, en üstünü oldular.



Hepsinin derecesi, oldu yüksek ve a’la.

Meth-ü sena eyledi onları Hak teâlâ.



Mealen buyurdu ki: (İlk iman edenlerden,

Muhacir ve Ensar'ın önce gelenlerinden,



Ve bu yoldakilerden razıdır cenab-ı Hak.

Onlar dahi Allah'tan razıdırlar muhakkak.



Cennetler hazırladı Allah bu kimselere.

Yarın huzur içinde, girerler bu yerlere.



Bu Cennetler altından, nehirler akmaktadır.

Bunlar, o Cennetlerde sonsuz kalacaklardır.)



http://hayyalelfelah.blogcu.com/

Bağlantı » »

« Önceki sayfalara lütfen bak :: Sonraki sayfalara Lütfen bak»